
Türkiye, yabancı yerleşiklere yurt dışı gelirleri ve sermaye kazançları üzerinden 20 yıl boyunca vergi muafiyeti sağlayabilecek kapsamlı bir mali teşvik paketi hazırlıyor. Küresel serveti ve yatırımları çekmeyi amaçlayan teklif, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyuruldu ve ülkeyi önde gelen uluslararası finans ve yatırım merkezlerinden biri olarak konumlandırmaya yönelik daha geniş kapsamlı bir stratejinin parçasını oluşturuyor.
Önerilen düzenleme kapsamında, en az üç yıldır Türkiye'de vergi mükellefi olmayan kişiler bu uygulamadan yararlanabilecek. Şartları karşılayan kişiler, 20 yıl boyunca yurt dışı kaynaklı gelirleri üzerinden Türkiye'de vergi ödemeyecek; yalnızca yurt içinde elde ettikleri gelirler Türkiye'de vergilendirilecek.
Paket, uygun şartları taşıyan kişiler için veraset ve intikal vergilerinde de indirim öngörüyor. Bu vergilerin oranı, ülkedeki mevcut artan oranlı tarifelerin oldukça altında, sabit %1 olarak belirlenebilir.
Türkiye'nin teklifi, dünyadaki en cömert vergi rejimlerinden birini sunabilir. İtalya ve Yunanistan gibi ülkelerdeki benzer programlar genellikle yaklaşık 15 yıl sürerken, Portekiz'in güncellenmiş sistemi yaklaşık 10 yıl boyunca avantaj sağlıyor.
Yıllık sabit tutarlı vergi ödemesi gerektiren birçok Avrupa uygulamasının aksine, Türkiye'nin teklifinde yurt dışı gelirler için sabit bir vergi alınmayacak. Bu da ülkenin rekabet gücünü daha da artıracak.
Önerilen vergi muafiyeti, Türkiye'nin Yatırım Yoluyla Vatandaşlık Programı'nın cazibesini önemli ölçüde artırabilir. Hâlihazırda Türkiye'de vergi mükellefi olan kişiler, dünya genelindeki gelirleri üzerinden artan oranlı gelir vergisi ödüyor. Yeni düzenleme yürürlüğe girerse, şartları karşılayan kişiler bu vergi yükümlülüğünden muaf olacak. Bu da Türkiye'ye taşınmayı değerlendiren yatırımcılar için güçlü bir mali teşvik sunacak.
Paket, ihracatı ve uluslararası ticari faaliyetleri artırmayı hedefleyen kurumlar vergisi indirimleri de içeriyor. İmalatçı ihracatçıların vergi oranı %25'ten %9'a düşebilir; diğer ihracatçı şirketler ise %14 oranından yararlanabilir.
Istanbul Finans Merkezi'nde faaliyet gösteren şirketler, transit ticaret gelirlerinde tam vergi muafiyetinden yararlanabilir. Merkez dışında faaliyet gösteren şirketlere ise benzer faaliyetler için %95'e varan muafiyetler sağlanabilir.
Duyuru, bölgesel dengelerin değiştiği bir dönemde geldi. İşletmeler, İran Savaşı'nın ardından diğer Orta Doğu merkezlerindeki varlıklarını yeniden değerlendirirken Türkiye, sermaye akışını çekmeye çalışıyor.
Yetkililer, Körfez bölgesinin bazı kesimlerindeki jeopolitik istikrarsızlığın Türkiye için uluslararası şirketlere ve yüksek net servet sahibi kişilere istikrarlı ve cazip bir merkez olarak yeniden konumlanma fırsatı yarattığına inanıyor.
Bu girişim, Türkiye'nin küresel finansta konumunu yükseltmeye yönelik daha geniş kapsamlı çalışmaların bir parçası. Dubai ve Abu Dhabi gibi şehirler hâlihazırda finans merkezleri sıralamasında daha üst sıralarda yer alsa da politika yapıcılar düzenleyici reformlar, vergi teşvikleri ve altyapı yatırımlarıyla aradaki farkı kapatmayı hedefliyor.
Teklifin yürürlüğe girmesi için henüz parlamentonun onayı gerekiyor. Yasa paketinin tamamı sunulduğunda daha fazla ayrıntının açıklanması bekleniyor. Uygulamaya alınması hâlinde 20 yıllık vergi muafiyeti, Türkiye'nin yatırım ortamında önemli bir değişime yol açabilir.