Türkiye'nin genişleyen Akdeniz kıyısında bulunan Alanya, ülkenin önde gelen tatil beldelerinden biridir. Antalya'nın metropol bölgesine bağlı olan Alanya, merkezden 110 kilometre doğudadır. Popülerliğinin nedeni kolay anlaşılır çünkü havaalanı sadece birkaç saat uzaklıktadır.
Ilık bir kış iklimi ile sıcak yazlar, burayı tatilcilerin istediği her şeyi sunan hareketli bir semte dönüştürmüştür. Derin mavi Akdeniz Denizi'ne bakan plajlar ve arka plandaki Toros Dağları'nın manzarası burayı kartpostal gibi mükemmel bir sahne haline getirir.
Başlangıçları Helenistik döneme kadar uzanan Alanya, tarih boyunca Romalılar, Bizanslılar, Ermeniler, Selçuklular ve Osmanlılar tarafından yönetilmeye çalışılmıştır. Ancak en ünlü anlarından biri, Roma generali Marcus Antonius'un Mısır kraliçesi Kleopatra'ya bu güzel plajı hediye etmesidir. İlk kez gelen ziyaretçiler, Alanya'daki birçok etkinliğin bölgenin tarihini, doğasını ve eğlencesini kapsadığını öğreneceklerden memnun olacaklar.

Kızıl Kule olarak da bilinen bu mimari yapı, liman kıyısında yer almakta olup 35 metre yüksekliğinde ve beş kattan oluşmaktadır. 1227 yılında inşa edilen döneminin mimari tarzının önemli bir örneği olan kulede, zemin ve birinci katlarda ateşli silahlar, halılar, çadırlar ve kilimler gibi etnografik eserler sergilenmektedir. Tarih meraklıları Kızıl Kuleyi severken, diğer ziyaretçiler limanın ve Akdeniz'in etkileyici manzaraları için burayı tercih ederler.
Limanın iskele bölgesinin çevresi, günlük kıyı turlarını anlatmaya hevesli bilet satıcılarıyla doludur. Rahatlama, güneşlenme ve yüzme dolu bir gün ya da alternatifi olarak sahil kenarındaki restoranlarda açık havada yemek yiyebilirsiniz. Alanya'daki diğer restoranlara göre biraz daha pahalı olsalar da, kusursuz hizmetleriyle tanınırlar.

Kısa bir yürüyüş mesafesinde bulunan 13. yüzyıla ait Alanya Kalesi, bölgenin ikinci önemli simgesi olarak önceki Bizans ve Roma kalıntılarının üzerine inşa edilmiştir. Diğer kaleler gibi, 250 metre yükseklikteki tepe konumu nedeniyle zorlu bir tırmanış gerektirir. Yazın sıcak günlerinde, tepeye dolmuş ya da taksi ile çıkıp, aşağı doğru yürüyüş yaparak daha da görkemli manzaraların tadını çıkarabilirsiniz.
Üç tarafı denizle çevrili olan kale, tarih boyunca idam mahkumlarının denize atıldığı korkutucu bir açık hava müzesine dönüşmüştür. Osmanlı döneminde kale, savunma amaçlı değil, daha çok yaşam alanı olarak kullanılmıştır. UNESCO Dünya Mirası geçici listesine 2009 yılında Alanya Kalesi ve bölgedeki diğer önemli yapılar alınmıştır.
Ağlayan Mağara olarak da bilinen Damlataş Mağarası'nın 15.000 yıllık sarkıtları etkileyicidir, ancak atmosferindeki %90 nem oranı en bilinen özelliğidir. Solunum sorunu yaşayanlar için popüler bir mekandır ve nispeten küçük olmasına rağmen mağaranın yaklaşık 23 derece sabit sıcaklık ve yüksek karbondioksit oranı nedeniyle saatlerce burada kalırlar.
Giriş, Alanya'nın en ünlü plajı Kleopatra'ya yakındır. Uzun altın sarısı kumları ve mavi Akdeniz suları, özellikle dalgaların çocuklar için yüksek olması sebebiyle çoğunlukla yetişkinlerin tercih ettiği popüler bir mekan yapar. Satıcılar uygun fiyatlı şezlong kiralamakta ve çevredeki restoranlar içecek servisi yapmaktadır, böylece bu bölge bölgenin en gözde yerlerinden biri olarak huzurlu bir gün sunar. Kleopatra isminin verilmesinin nedeni, söylentilere göre kraliçenin buradaki sularda yüzmesidir.

Konya ilinden Akdeniz'e akan Alanya yakınlarındaki Dimçay Nehri, yaz aylarında ferahlatıcı bir mola sunar. Nehrin en geniş bölümündeki restoranlar, suda duran el yapımı ahşap pergolalar altında lezzetli yemekler ve benzersiz bir atmosfer sunar. Soğuk suyu ve doğanın güzellikleri özellikle ailelerin ilgisini çeker. Yakındaki milyon yıllık Dim Mağarası, bölgenin en büyük kireç taşı mağaralarından biridir ve ziyaretçiler için favori mekanlardan biridir. 360 metre uzunluğundaki mağara boyunca yapılan yürüyüş platformları, genç ve yaşlılar için kolay yürüyüş imkanı sağlar.
Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait karmaşık eserlerle birlikte, turist bilgi merkezinin karşısındaki Arkeoloji Müzesinde bulunan 2. yüzyıla ait mitolojik figür Herkül'ün bronz heykeli müzenin başlıca sergisidir. 1967 yılında açılan müze, Antalya müzesine kıyasla küçük olsa da tarih severler için etkileyicidir. Müze içinde gemi batığı eserleri ve etnografik eşyalar önemli yer tutarken, bahçelerinde geleneksel zeytinyağı sıkım makinesi gibi eski yaşam biçimlerini gösteren eşyalara da rastlanır. Antik mozaikler de ziyaretçiler tarafından büyük hayranlıkla izlenir.
Yukarıdaki çoğu öneri keşif içerirken, Water Planet Aqua Park küçük çocuklu aileler için cazip bir seçenektir. Okurcalar mahallesinde bulunan parkta, yüksek hızdaki kamikaze kaydırağından nispeten daha sakin yan yana dört kişi aynı anda binebileceği çoklu kaydıraklara kadar 24 farklı su kaydırağı bulunur.
Yapay dalgaların oluşturulduğu 300 metrelik rafting parkuru daha sakin bir deneyim sunar, ayrıca gelgit havuzları bulunur. Adrenalin tutkunları için ise 70 metrelik bungee jumping imkanı vardır. Duşlar, soyunma kabinleri, atıştırmalık restoranlar ve barlar tüm ihtiyaçları karşılar, böylece sadece mayo ve havlunuzu getirmeniz yeterlidir.
Bir su parkı eğlencesi size yeterli gelmezse, Korucay Nehri raftingin hızlı ve coşkulu nehirlerini sunar. Tarihi Roma köprüsüne ev sahipliği yapan Köprülü Kanyon Milli Parkı içinde bulunan orta zorluk seviyesindeki yaklaşık 14 kilometrelik rotası, çekingen veya ürkek kişiler için uygun değildir. Rehberiniz güvenlik bilgileri ve ekipmanları verdikten sonra maceraya atılırsınız ve turun sonunda nehir kenarında sunulan lezzetli bir mangal öğle yemeği sizi bekler.
Daha Fazla Okumak İçin: İsterseniz, Alanya'nın iklimi, tarihi, nüfusu ve daha fazlasını detaylandıran şehir rehberimizi okuyabilirsiniz.
