By:
Nezir Can
Türkiye'nin güneyinde yer alan Fethiye, rahat bir sahil yaşam tarzının mükemmel örneğidir. Arkasında uzanan Toros dağları ve Akdeniz'in sakin, mavi suları sadece her yıl binlerce tatilciyi çekmekle kalmaz, aynı zamanda bol güneş, deniz ve kumsal ile hayatlarını geçirmek isteyen yerleşik yabancıları da cezbeder.
Ancak plajlardan uzakta, Fethiye'nin çekim merkezleri de aynı derecede büyüleyicidir. Tarihi binalardan doğal güzelliklere kadar pek çoğu aileler, çocuklar ve hatta yalnız seyahat edenler için idealdir. Ayrıca çoğuna toplu taşıma ile kolaylıkla ulaşılabilir veya rehberli turlara katılarak gidebilirsiniz.
Her ülkede zamanın durmuş gibi göründüğü terkedilmiş kasaba veya köyler vardır ve Türkiye'de en ürkütücüsü, Fethiye şehir merkezinin hemen dışında bulunan Kayaköy'dür. Yeşil yamaçlara dağılmış evlerin, kiliselerin ve okulların görünen kalıntıları, Türkiye tarihindeki en hüzünlü kent düşüşlerinden birini istemeyerek de olsa gözler önüne serer.
Yaklaşık yüz yıl öncesine dönersek, Kayaköy hem Yunan hem de Türk vatandaşlarıyla hareketli bir köydü. Ancak Lozan Antlaşması'ndaki zorunlu nüfus değişimi maddeleriyle, Yunanlar anayurtlarına, Türkler de geri döndü. Dönen Türkler çiftçi değildi ve geçim sağlayamadılar.
Zamanla, yerel halk başka yerlere taşındı; sonunda küçük bir deprem kalan vatandaşların kaçmasına neden oldu. Günümüzde, köy dışında birkaç otel, bir cami ve restoranlar hayata dair işaretler sunarken, köyün ana merkezi hayalet gibi sessizliğini koruyor.
Evlerin ahşap çatılarında, pencere çerçevelerinde ve kapılarında çürümeler olmuş, sadece dış kabuklar kalmış. Arnavut kaldırımlı yollar boyunca yürümek, köyü bir zamanlar bir arada tutan toplumsal ruhu hayal etmeyi kolaylaştırdığı için hüzün verici. Eski kilisenin iç mimarisi mutlaka görülmeli. Aksi takdirde, Kayaköy'deki hayalet yolculuğunuzu yakındaki geleneksel restoranlardan birinde sonlandırmak hoş bir tercih olabilir.
Yüzyıl başında, Kelebekler Vadisi Türkiye'nin iyi saklanan sırlarından biriydi. Ancak bölgedeki turizm arttıkça, ziyaretçi sayısı da arttı. Fethiye limanından kalkan günlük bot turları Kelebekler Vadisi koyuna yanaşmakta veya daha bağımsız gezginler gün içinde birçok kez çalışan deniz taksilerini kullanabilmektedir.
Tekne turlarının kalabalığından kaçınmak isterseniz, öğleden sonra botların demir aldığı zamanları tercih edin. Aksi takdirde, muhteşem manzaralar arasında hafif bir yürüyüş için vadinin derinliklerine doğru ilerleyin. Kelebekler Vadisi adı biraz yanıltıcıdır çünkü kelebekleri sadece üreme dönemlerinde görme ihtimali vardır fakat orada yapılacak bir diğer popüler aktivite şnorkelle yüzmektir, çünkü su çok temizdir.
Gerçekten doğal yaşamı hissetmek isterseniz, gece kamp yapabilirsiniz. Ancak elektrik tesisatının plansız olması, doğa ile gerçekten bağ kuracağınız anlamına gelir, bunu göz önünde bulundurun.
Kelebekler Vadisi'ne giden deniz taksisi Ölüdeniz'den kalktığı için, bu fırsatı değerlendirmek ve Türkiye'nin en çok fotoğraflanan plajlarından biri olan Mavi Lagün'ü keşfetmek ideal bir fırsattır. Mavi Lagün manzarasının ünlü filmdekinden farklı olduğunu varsayın. Ancak yine de büyüleyicidir ve Türkiye'de ana akım turizmin gelişmesinden önce sırt çantalı turistlerin favori buluşma noktasıydı; gece barbeküleri ile biliniyordu. Günümüzde ise lagün ve Ölüdeniz plajı kanunla koruma altındadır ve kendiniz gördüğünüzde nedenini anlayacaksınız.
Fethiye şehir merkezini ilk ziyaret ettiğinizde, devasa kayanın içine işlenmiş işlemeli cephelerin tapınaklar olduğunu düşünebilirsiniz. Aslında bunlar Likya kaya mezarlarıdır ve en ünlüsü Amintas'tır.
Likyalılar, bölgeyi hüküm süren eski bir medeniyet olup, ölülerini yüksek yerlere gömerek öteki dünyaya gidecek varlığın onlara kolayca ulaşmasını sağlamışlardır. Likya kaya mezarları Türkiye'nin güney kıyılarında yaygın bir özelliktir, ancak Fethiye'dekiler özellikle görülmeye değerdir çünkü aynı zamanda Fethiye ve Akdeniz'in muhteşem manzaralarını sunar.
Fethiye kıyılarında bulunan Gemiler Adası küçük olabilir, ancak ziyaret etmek için birçok nedeni vardır. İlki 4. ila 6. yüzyıla ait kilise kalıntılarıdır. İkincisi, Akdeniz'in ufkunda muhteşem gün batımı manzarasıdır. Son olarak, Türk Rivierası'nda geceleyen tekneler için favori demirleme noktalarından biridir, bu nedenle takılmak için harika bir yerdir.
Gece güvertede oturup soğuk bira ve serin akşam esintisi eşliğinde teknede pişmiş enfes bir ziyafeti keyifle yaşamak, Türkiye’deki en güzel anılarınız arasında yer alacaktır. Atmosfere tam anlamıyla dalmak isterseniz, kabinde değil güvertede uyuyun ve sabah taze bir kahveyle muhteşem manzaralara uyanın.
Tarih meraklısı olmasanız bile, Fethiye müzesinde yapacağınız kısa bir tur sizi bölgenin tarihi geçmişiyle tanıştırır. Yüzyıllarca Fethiye'nin adı Telmessos idi ve dikkatli kazılar sayesinde tarihçiler antik döneme ait kıymetli eserler keşfetmiştir. Ayrıca yakın şehirlerden Xanthos gibi yerlerden gelen objeler de bulunmaktadır. Küçük müze 30 dakika içinde gezilebilir. (Müze her gün açıktır, Pazartesi hariç.)
Son olarak, tüm bu keşifler sizi yorduysa, Fethiye şehir merkezinin eski bölümünde dinlenin. Her şeyin başladığı, ana akım turizmin Fethiye'ye gelmeden önceki zamandır burası. Arnavut kaldırımlı sokaklar büyük bir labirent oluşturur; barlar, restoranlar ve dükkanlar ile doludur. Hediyelik eşya almak, pazarlık becerilerinizi geliştirmek veya lezzetli bir öğle yemeği veya akşam canlı müzik keyfi için mükemmel bir yerdir. Pasputar, Fethiye'de herkesin mutlaka ziyaret etmesi gereken önemli çekim merkezlerinden biridir.