
2002 ile 2023 yılları arasında, Türk tarımı önemli bir büyüme yaşadı ve şu anda dokuzuncu sırada yer alan dünya çapında en iyi 10 tarımsal ekonomi arasında kendine sağlam bir yer edindi. Tahminler, 2030 yılına kadar Türkiye'nin dünyanın yedinci en büyük tarımsal ekonomisi olacağını göstermektedir.
Bu dönem (2002-2023) boyunca tarımsal üretim değeri 24 milyar dolardan 69 milyar dolara yükseldi, hükümet sektöre yılda 1 milyar dolardan fazla teşvik sağladı (Grafik 1). Bu teşvikler, ticaret altyapısı ve agro-endüstriyel tesislerin geliştirilmesiyle desteklendi. Toplam tarımsal istihdam azalmasına rağmen, mekanize tarım yaygınlaştı ve Türk tarım şirketleri ihracatlarını Avrupa ve diğer kıtalara genişletti.
Bunun sonucu olarak, 2002 yılında 4,47 milyar dolar olan tarımsal ihracat, 2023 yılında 35,16 milyar dolara ulaştı (Grafik 2). Türkiye, şu anda küresel tarımsal üretimin yüzde iki ve ihracatın yüzde 1,5'ini oluşturmakta olup, 2030'lara doğru ilerlerken küresel payını artırmayı hedeflemektedir.


2024-2026 döneminde Türk tarımında yeni bir atılım bekleniyor. Küresel salgının ardından korumacı ticaret politikaları benimseyen diğer ülkelerin aksine, Türkiye ihracat kapasitesini artırmaya odaklanıyor.
Dünya çapında çeşitli tarım ürünlerinde lider üretici olan Türkiye, teknolojik girdilerini artırmak için çalışmaktadır. Zengin biyoçeşitliliği, elverişli iklimi ve coğrafi avantajları ile birlikte yerleşik tarım endüstrisi sayesinde Türkiye, 55 farklı üründe dünya genelinde ilk on üretici arasında yer alarak büyük bir tarım ülkesi konumunu güçlendirmektedir.
Agrar sigorta sistemi genişlemesi ile bölgesel kalkınmanın önemli bir itici gücü haline gelen tarım sektörü, şimdi yeni nesil teknolojik gelişmelerle entegre olarak yeni bir eşikte bulunmaktadır.

2002 yılında tarımda çalışan başına üretim değeri yaklaşık 3.200 dolardı. 2023'te bu rakam 14.000 dolara yükselerek, dünya ortalamasının yaklaşık dört katına ulaştı ve Türkiye'nin dünya sahnesindeki güçlü rekabet gücünü ortaya koydu. Ancak, ABD, Hollanda, Fransa ve Almanya gibi ülkelerin teknoloji kullanım kapasitesi daha yüksek olduğu için Türkiye, üretim değeri açısından henüz bu ülkelerin gerisindedir. Gelecekte Türkiye, teknolojik gelişmelere odaklanarak tarım sektörünü daha ileriye taşıma potansiyeline sahiptir.
Türk tarımındaki sektörel gelişmeler incelendiğinde, et, tohum ve süt üretiminde önemli büyüme göze çarpmaktadır. Ancak tahıl ve sebze üretimi, nüfus artış hızına paralel bir artış göstermemiştir. Gelecekte bu alanlara yapılacak yatırımlar önemli getiriler sağlayabilir; zira sebzeler ve tahıllar temel gıda maddeleri olup Türk toplumunda en çok tüketilen ürünler arasındadır (Tablo 2).

Sonuç olarak, küresel düzeyde Türkiye, 2023 yılında yaklaşık 1.800 çeşit tarım ürününü 190'dan fazla ülkeye ihraç etti. Dünya'nın 9. büyük tarımsal üreticisi olan ülke, kayısı, kiraz, incir, fındık ve ayva üretiminde lider konumdadır.
Ayrıca Türkiye, kuru kayısı, kuru incir, ayva, kuru üzüm ve buğday unu ihracatında dünya lideridir. Yıllık 24 milyon ton süt üretimi ile bölgesinin en büyük süt ve süt ürünleri üreticisidir. Türkiye'nin sahip olduğu yaklaşık 11.000 bitki türü ise tüm Avrupa'da bulunan 11.500 türe yakın sayıdadır.
