Eyüp, İstanbul’ta yapılacak şeyler diğer büyük ve hareketli şehir bölgelerine göre çok geniş olmasa da, dünyadaki Müslümanlar tarafından saygı gören muhafazakar bir mahalleyi tanımak için burayı ziyaret etmenizi öneririz. İstanbul'un Avrupa kıyısında yer alan ve Haliç'ten Karadeniz bölgesine kadar uzanan Eyüp’ün tarihi simge yapıları, Türkiye'deki en önemli İslami yapılardan biridir.
Bölgenin büyük ünü, 1453'te Mehmet Fatih'in Konstantinopolis'i fethettiği sırada Abdül- Eyüp el-Ensari'nin türbesini yeniden keşfetmesiyle başladı. Kendisi, şehrin 7. yüzyıldaki ilk kuşatması sırasında ölen Hz. Muhammed'in yakın dostu ve arkadaşıydı. Bundan sonra Eyüp'te gömülmek, büyük saygınlığa sahip birçok önemli Müslüman için büyük bir onur olarak kabul edildi; bunun örneğini geniş mezarlıkta görmek mümkündür.
Ancak, bölgenin hayatı her zaman sorunsuz gitmedi; 18. yüzyılın sonlarına doğru Haliç kıyısındaki fabrikalar suyu ve havayı kirletti. Plansız kentleşme ve yasadışı yapılar da, Eyüp'ün eski şehir surları dışında gelişen canlı bir mahalle olarak önceki itibarını zedeledi.
2000'li yıllardan sonra yerel yönetim, büyük bir sorunla karşı karşıya olduklarını fark etti ve bölgeyi temizlemek, modern altyapılarla yapılandırılmış kentsel alanlar oluşturmak için çalışmalara başladı. Bu nedenle günümüzde Eyüp, sadece Müslümanlar için saygın bir mekân olarak değil, aynı zamanda yaşamak ve çalışmak için de cazip bir ilçe olarak bilinir. Alışılmış turistik yerlerden uzaklaşmak isteyen turistler de Eyüp'ün neden farklı olduğunu keşfetmek için buraya gelmektedir.

Büyük ve hareketli bir şehir merkezinde teleferik görmek garip gelebilir ancak birçok turist ve yerli, Haliç’in muhteşem manzarasını sunan ünlü Pierre Loti Tepesi'ne ulaşmak için teleferiği kullanır. Pierre Loti'nin adını taşıyan tepe üzerindeki kafelerde çeşitli yiyecek ve içecekler servis edilir; burası turistik bir cazibe olmaktan çok, şehir yaşamının karmaşasından kaçmak ve dinlenmek için ideal bir mekandır.
Bu aynı zamanda İstanbul’da uzun yıllar yaşamış ve anılarını ile romanlarını buraya aşkla yazmış yazar Pierre Loti'nin nostaljik bir yansımasıdır. 1.400 kişi kapasiteli teleferikte alan veya mahremiyet konusunda endişelenmenize gerek yoktur. 0,4 kilometre uzunluğundaki teleferik, tepeye çıkış süresini sadece üç dakikaya indirir, ancak inişi yürüyerek yapmanızı tavsiye ederiz; böylece mezarlık ve ünlü cami gibi birçok tarihi yapıyı görebilirsiniz.

19. yüzyıl Eyüp Sultan Camii, Sultanahmet bölgesindeki ünlü Sultan Ahmed Camii'nden (Mavi Camii) daha da önemlidir çünkü Osmanlı padişahlarının taç giyme törenlerinin yapıldığı yerdir. Eyüp El-Ensar’ın türbesini içinde barındıran bu cami, ibadet saatleri dışında içini görmek isteyen meraklı turistlere açıktır.
Müslümanlar için en önemli gün olan Cuma günü camide faaliyetler artarken, diğer günlerde cami dışında küçük bir pazar şallar, Kur’an, tesbihler ve İslami müzik ile kitaplar satmaktadır. Güzel havalarda, Eyüp’ün mirasını yansıtan bir Osmanlı bandosu da ziyaretçilere keyifli anlar yaşatır.
Ziyaretiniz sırasında türbe duvarlarını kaplayan İznik çinilerine dikkat edin. Üretildikleri kuzey bölgeye adını veren İznik çinileri, sektörünün en seçkin örnekleridir ve birçok Osmanlı sarayında da kullanıldığı için Türkiye'nin kültürel mirasının önemli bir parçasıdır.
Daha önce belirtildiği gibi Eyüp'te yapılacak aktiviteler bir gününüzü alacaktır, ayrıca yakınlardaki Fatih ilçesini ziyaret ederek birçok cazibe merkezi ve mahalleyi keşfedebilirsiniz. Ayasofya ile Topkapı Sarayı'nın bulunduğu merkezi Sultanahmet bölgesi, Balat ve Fener ise İstanbul’un yerel topluluklarına dair mükemmel ipuçları sunar. Alternatif olarak, İstanbul rehberimizde şehirde geçireceğiniz zamanı en iyi şekilde değerlendirmenizi sağlayacak birçok ipucu ve öneri bulunmaktadır.