Prens Adaları, İstanbul'dan sadece kısa bir yolculuk mesafesinde olsa da, feribota adım atan ziyaretçiler sadece büyük bir şehri geride bırakmazlar - modern hayatın koşuşturmacasından uzaklaşıp at arabaları ve özlem dolu Viktorya dönemi yalılarıyla dolu uzun zamandır unutulmuş bir dünyaya adım atarlar. Bir zamanlar Bizans ve Osmanlı kraliyet ailesinin sürgün yeri olan adalar, bugün plajları ve çam ormanlarını keşfeden günübirlik gezginler tarafından keyifle ziyaret edilmektedir. Prens Adaları'nda satılık gayrimenkul bulmak nadir olsa da, 140 yıllık bir yalı satışı sadece bu büyüleyici takımadada yaşamı deneyimleme şansı sunmakla kalmaz, aynı zamanda başarılı bir kira işine yatırım yapma fırsatı da sağlar.
Fethiye'deki Sovalye Adası'nda bir ev, herkesin tercih edeceği bir yer değildir. Ancak Masons ailesi, Türkiye'nin güneybatı kıyısı boyunca yaptıkları bir deniz yolculuğunda gizli cennetlerini keşfettiler. Sovalye Adası'na ayak bastıklarında, buranın çocuklarının özgürce koşup, modern dünyada artık bulunmayan bir zaman dilimini yaşayabilecekleri küçük cennetleri olduğunu anladılar