By:
Cameron Deggin
Türkiye Merkez Bankası, 28 Ocak 2014 gece yarısı yaptığı toplantıda, Başbakan Erdoğan'ın şiddetli muhalefetine rağmen gecelik borç verme oranını %7,5'ten %12'ye yükseltme kararı aldı.
Faiz oranındaki artış, 28 Ocak 2014'te yapılan acil toplantının ardından geldi. Merkez Bankası, önümüzdeki 90 gün içinde USD karşısında %18 değer kaybeden Türk Lirası'nın düşüşünü engellemek amacıyla gecelik borçlanma oranını %3,5'ten %8'e çıkardı. Bugün yapılan açıklamada, Merkez Bankası faiz artışı kararını savundu ve ekonomik enflasyon baskılarına dikkat çekti. Aralık 2013'te enflasyon %7,4 olarak rapor edildi.
Bankanın amacı, Türkiye'deki yabancı yatırımcıların Türk Lirasına olan ilgisini artırarak Türk parasının değerini yükseltmektir. Türk Lirası, 2013 yılında önemli değer kaybı yaşayan tek gelişmekte olan piyasa para birimi değildir. Hindistan, Güney Afrika, Brezilya ve Rusya, ABD'nin teşvik önlemlerini sert şekilde geri çekmesiyle para birimlerinin değerlerini hızla kaybettiği ülkeler oldu. ABD'nin kendi ekonomisini canlandırmak için milyarlarca Dolar tutarında uzun vadeli borç alımı yaptığı niceliksel gevşeme politikası, BRIC ülkeleri (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) gibi gelişmekte olan ekonomiler üzerinde olumsuz etki yaptı. Hindistan para birimi, 2013 yazından bu yana USD karşısında %30'dan fazla değer kaybetti. Göreceli olarak, Türk Lirası daha dirençliydi ve Türkiye Merkez Bankası daha fazla düşüşü engelleyeceğini taahhüt etti.
Faiz artışının duyurulmasının hemen ardından, 29 Ocak 2014'te Türk Lirası USD karşısında 2,33'ten 2,15'e yükseldi. Analistler, Türk Lirası'nın önümüzdeki aylarda USD karşısında yaklaşık 2,1 civarında istikrar kazanmasını bekliyorlar. Ancak Merkez Bankası, toparlanmanın hemen olmayacağını, aksine Lira'nın önümüzdeki haftalarda daha da değer kaybedebileceğini ve ardından tekrar güçleneceğini belirtti.
28 Ocak'ta yapılan açıklamanın öncesinde medyaya verdiği röportajda, Türkiye Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Bankanın hükümetten tamamen bağımsız olduğunu ve gerekirse para politikasını sıkılaştırmaktan çekinmeyeceğini söyledi. Bazı yatırımcıların iddialarının aksine, Bankanın hükümet baskılarına boyun eğmeyeceğini, Türk Lirası'nı kurtarmak ve enflasyonun yükselmesini önlemek için her şeyi yapacağını ekledi.
Başbakan Tayyip Erdoğan, Mart 2014'deki seçimler öncesinde faiz artırımı konusunda güçlü bir karşı çıkış sergiledi ve faiz artışının borçlanma maliyetlerini artırarak halkı zorlayacağını belirtti. Küresel analistler ve yatırımcılar, Türkiye Merkez Bankası'nın bu hareketini cesur ama olumlu olarak değerlendiriyor, bunun bağımsız bir para politikası yapısının varlığına işaret ettiği yorumu yapılıyor. Özellikle Başbakan Erdoğan başta olmak üzere Türkiye Hükümeti'nin son dönemde çok otoriter olduğu eleştirilerinden dolayı bu algı yabancı yatırımcılar açısından büyük önem taşıyor. 2013 yılının son bölümünde hükümeti sarsan yolsuzluk iddiaları da güveni olumsuz etkiledi.