By:
Cameron Deggin
Türkiye'nin eşsiz coğrafi konumu, binlerce yıldır ticaret yollarını kolaylaştırmış; ülke Orta Doğu ve Avrupa'ya açılan bir kapı işlevi görmüştür. Bugün ise doğu ile batı arasında yer alan Türkiye'nin konumu, sadece ticaret ve finans dünyasında değil, aynı zamanda bir enerji merkezi olarak da her zamankinden daha kritik hale gelmiştir.
Orta Asyalı tedarikçilerden Avrupa'ya enerji kaynaklarını taşımak için mükemmel bir konuma sahip olan Türkiye, Rusya ile geliştirdiği ilişkiler sayesinde Avrupa pazarı için önemli bir enerji merkezi haline gelmeye hazırlanıyor.
Geçtiğimiz hafta İstanbul'da düzenlenen 23. Dünya Enerji Kongresi'nde, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, Rusya'dan doğalgaz taşıyacak bir boru hattı inşasını öngören ve birkaç yıldır planlanan ancak iki ülke arasındaki gerilimler nedeniyle durdurulan bir projeyi hayata geçirmek üzere bir anlaşma imzaladılar.
Rusya ayrıca Türkiye'nin ilk nükleer enerji santralini inşa etmekte olup, her iki taraf da projenin hızlandırılması konusunda mutabık kaldı.

İsrail ve Türkiye de enerji sektöründe iş birliğini derinleştirme kararı aldı; bu, birkaç yıl önce artan gerilimlerin ardından atılan kritik bir adımdır. İki ülke, özellikle gaz arama alanında Türk firmalarının İsrail enerji sektöründe daha fazla yer alması için taahhütte bulunmuş ve önümüzdeki aylarda daha fazla iş birliğini görüşmeyi planlamaktadır. Şu anda yüz milyar dolar değerinde deniz altı doğal gaz rezervleri mevcut, ancak bunlardan faydalanmak için İsrail'in Türkiye'nin desteğine kesinlikle ihtiyacı olacaktır.
İsrail'den Türkiye'ye doğal gaz taşıyacak bir boru hattı inşası olasılığı da görüşülmektedir; bu, hem İsrail halkı hem de Türkiye için fayda sağlayacaktır.
Yeni boru hattı, artık geçerliliği kalkmış Güney Akım projesinin rotasını takip edecek; Ukrayna'yı baypas ederek Karadeniz'in altında Türkiye'ye ve oradan Avrupa pazarına ulaşacak. 2019'da tamamlandığında, Türkiye hem tedarikçi hem de enerji merkezi olarak önemli bir rol üstlenecek ve kendi doğalgazında kayda değer bir indirim kazanacak.
Boru hattı gerilimleri azaltmaya da yardımcı olacak. Türkiye, bölgede en uzun süredir siyasi istikrarı sağlayan ülke olarak örnek teşkil ediyor. Bu nedenle, enerji üzerindeki anlaşmazlıkların bölgedeki en temel sorunlardan biri olduğu yerde barış getirme potansiyeline sahip.
Dünya Enerji Kongresi'nde, 80 ülkeden enerji liderleri ve bakanlar gelecekteki enerji projelerini tartışmak üzere bir araya geldi. Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, Azerbaycan, Venezuela ve Kuzey Kıbrıs cumhurbaşkanları ile İran ve Irak gibi petrol zengini ülkelerin temsilcileri dünyanın en büyük enerji oyuncularını temsil etti.
Kişi başı enerji talebinin 2030'a kadar zirveye ulaşması bekleniyor; bu da yeni teknolojiler ve çevresel sorunlarla mücadele eden enerji sektörüne yeni talepler getirecek. Yeni teknolojiler ve enerji kaynakları önümüzdeki yıllarda sektör liderlerini ön plana çıkaracak ve Türkiye'nin dünya enerji sahnesinde büyük bir oyuncu olma potansiyelini ortaya koyacak.
Daha fazla bilgi:
Türk Akımı projesi burada anlatılmaktadır.