Bölgenin en büyük enerji oyuncusu haline gelmesini sağlayacak bir önemli gaz boru hattı anlaşması, ülkenin
politik ve ekonomik gücünü daha da artıracak.
10 milyar ABD doları değerindeki Trans Anadolu Doğalgaz Projesi (TANAP), Azerbaycan'dan batı pazarlarına gaz taşıyacak, böylece Avrupa ülkelerinin Rus enerji bağımlılığını azaltmalarına ve devam eden çatışmaların enerji arzını tehdit ettiği Ukrayna'yı atlamalarına imkan tanıyacak.
Hırslı proje

Gazın kaynağı, Hazar Denizi'ndeki Azerbaycan'ın Şah Deniz II sahasıdır. BP liderliğindeki bir konsorsiyum tarafından geliştirilen bu saha, dünyadaki en büyük gaz sahalarından biridir ve Avrupa'nın büyük bir bölümünü besleme kapasitesine sahiptir. 1850 kilometrelik boru hattı, Türkiye'nin Gürcistan sınırından başlayıp Yunanistan'a uzanacak, Türkiye'ye 2018'de, Avrupa'nın diğer kısmına ise 2020'de ulaşacaktır.
Yılda 16 milyar metreküp (bcm) gaz boru hattından pompalanacak ve kademeli olarak 2026 yılına kadar 31 bcm'ye çıkacaktır. Bunun 6 bcm'si Türkiye'ye, geri kalanı ise Avrupa'ya teslim edilecektir.
Hükümetin projede yüzde 30 hissesi vardır ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan projenin önemini vurgulamaktadır. "Türkiye'yi bölgenin enerji dağıtım merkezi haline getirmeyi planlıyoruz."
"TANAP güzergahı ve hedefi bakımından özel bir öneme sahiptir. Diğer projelerin alternatifi değildir; onun alternatifi yoktur."
Rusya sorunu
Türkiye ve genel olarak Avrupa şu anda doğalgaz için büyük ölçüde Rusya'ya bağımlıdır. Türkiye, Rusya'nın Almanya'dan sonra en büyük Avrupa tüketicisidir ve geçen yıl Rus boru hatlarından 27 bcm gaz satın almıştır. TANAP projesi, Türkiye'nin Rus gazına olan bağımlılığını azaltma hedefi için kritik önemdedir.
Avrupa Birliği de Ukrayna'daki gerilimler nedeniyle enerji tedarikini çeşitlendirmeye çalışıyor. AB'nin bu talebi, boru hattı üzerinden gelen gazın bir payını alacak olan Türkiye için çok iyi bir haber ve Avrupa, sadece güvenilir değil, Moskova'dan gelen baskılara karşı dayanabilecek güçte bir ülkeden gaz alacaktır.
Türk Akımı
AB'nin itirazları üzerine Rusya, Aralık ayında 40 milyar dolarlık Güney Akım projesini terk etti. Bu boru hattı, Karadeniz'in altından Bulgaristan'a geçecek ve yılda 63 milyar metreküpe kadar gazı Avrupa'ya taşıyacaktı.
Rusya, umutlarını
"Türk Akımı" adlı boru hattının inşasına bağlamaktadır. Eş kapasiteli olacak bu boru hattı, önümüzdeki yıl sonuna kadar Yunanistan sınırındaki inşa edilmemiş bir enerji merkezine gaz taşıyacak.
Ancak Türk hükümeti, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Erdoğan'ın projeyi görüştüğünü, ancak Türkiye'nin Rus enerjiye aşırı bağımlı hale gelmekten çekindiği için projenin hızlı ilerlemeyeceğini belirtmiştir.
Ekonomik enerji
Türk ekonomisi, dünyanın en büyük enerji tüketicisi olan AB'nin yılda 400 milyar dolardan fazla petrol ve gaz ithalatı yaptığını kesinlikle değerlendirecektir.
Türkiye'de büyüme son yılda yavaşlamış olsa da,
Türkiye hâlâ komşularının önünde. Rus ekonomisi durgun ve Euro Bölgesi resesyonun etkilerini hâlâ atlatamıyor. Dünya Bankası bu yıl %3,5 büyüme, düşük enflasyon ve ithalat ile ihracatın dengede kalmasını öngörüyor. Türkiye, özellikle teknoloji ve inşaat alanlarında doğrudan yabancı yatırım için hedef olmaya devam ediyor.
Öz kaynaklarla yetinmeye doğru
TANAP projesi, Türkiye'deki enerjiyle ilgili girişimlerden sadece biridir. İki hafta önce Enerji Bakanlığı,
sekiz yıl içinde Türkiye enerjisinin yüzde 30'unun yenilenebilir kaynaklardan üretileceği planını açıkladı. Türkiye'nin yenilenebilir enerji kapasitesi çok büyük ve su ile rüzgârdan sağlanacak "bedava" yakıt kaynakları, ülkenin enerji sektörünü köklü şekilde değiştirecek ve 2023 yılına kadar tüm AB ülkelerinin hedeflediği yüzde 30 oranına ulaşmasını öngören AB direktifleriyle uyum sağlayacak.
Türkiye'nin enerji sektörü hiçbir zaman bu kadar parlak görünmemişti. Ülke, ekonomik ve politik güç kazanarak enerji maliyetlerini azaltma yeteneği ile vazgeçilmez bir enerji köprüsü olmaya doğru ilerliyor. TANAP boru hattı, Türkiye'nin Avrupa ile Orta Doğu arasındaki kapı statüsünü gerçekten sağlamlaştıracak.
Cameron Deggin
Kurucu ve CEO, Property Turkey
Cameron Deggin, Property Turkey'in Kurucusu ve CEO'sudur. A former finance professional and FCCA-qualified accountant, he founded the company in 2001 after recognising Turkey’s investment potential. Yirmi yılı aşkın bir süredir Türk gayrimenkullerini analiz eden Cameron, düzenli olarak uluslararası yatırımcılara danışmanlık yapıyor ve Financial Times ve BBC gibi medya kuruluşlarından alıntılar yapıyor.
View full author profile →