
Dünya değişen ekonomik şartlara uyum sağlarken, Türkiye küresel sahnede önemli aktörlerden biri olarak ortaya çıkmıştır. Üst-orta gelir grubunda bir ülke olan Türkiye, küresel ekonomik etki payı yüksek gelişmekte olan bir piyasadır. IMF verilerine göre nominal GSYİH açısından 17., satın alma gücü paritesi (SGP) ile düzeltilmiş GSYİH açısından ise 11. büyük ekonomidir. Kişi başı satın alma gücü paritesiyle GSYİH $42,064 iken, nominal kişi başı GSYİH $12,849 seviyesindedir.
Türk ekonomisi öncelikle ülkenin GSYİH’sinin büyük bir kısmını oluşturan hizmet sektörü tarafından desteklenmektedir. Ancak sanayi de önemli bir rol oynamakta ve %30’dan fazla katkı sağlamaktadır. Türkiye’nin başlıca sektörleri otomotiv, elektronik, inşaat, tekstil ve çelik endüstrileridir. Türkiye, dünya ham çelik üretiminde 8. sırada yer almakta ve motorlu taşıt üretimi, gemi yapımı ve robotik gibi birçok sektörde önde gelen bir konumdadır.
Türk sanayi gücünün en belirgin özelliği otomotiv sektörüdür. TEMSA, Otokar, BMC ve elektrikli araç öncüsü TOGG, Türkiye’de yenilikçiliğin sembolleridir. Tüketici elektroniği alanında Arçelik, Vestel ve Beko, Türkiye’yi ev eşyaları üretiminde lider ülkelerden biri yapmıştır; Arçelik ise dünya çapında en büyük firmalardan biridir.
2022 yılında Türkiye, uluslararası müteahhitlik alanında dünya ikincisi olarak temsil edilmiştir. Türkiye’nin stratejik önemi, Ulusal havayolu taşıyıcısı Türk Hava Yolları ile desteklenmektedir; bu havayolu dünya çapında en büyüklerden biri olup, Türkiye uluslararası ticaret, yatırım ve turizm için çok önemli bir merkezdir.
Türkiye aynı zamanda tekstil ihracatında dünya beşincisi konumunda olup, giysiden teknik tekstile kadar küresel tedarik zincirinde önemli bir yere sahiptir. Bu sanayi çeşitliliği, Türkiye’nin küresel ekonomik belirsizliklere karşı direncini artırmaktadır.
2024-2028 yılları arasında Türkiye’ye 150 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım akışı beklenmektedir; halihazırda yabancı yatırımcıların elinde bulunan 266 milyar dolarlık stoka ek olarak. Türkiye, yerel pazarından ve Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’ya yakınlığından faydalanmak isteyenler için 80 binden fazla yabancı şirketle önemli bir cazibe merkezi haline gelmiştir.
Türkiye, genç ve yüksek nitelikli iş gücü ile öne çıkmaktadır. Ayrıca her yıl iş gücüne katılan yaklaşık 1,5 milyon üniversite mezunu çeşitli sektörlere sürekli olarak yetenek sağlamaktadır. 90 milyonluk nüfusuyla Türkiye, mal ve hizmetler için büyük bir pazar sunmaktadır.
Türkiye enflasyon konusunda bazı zorluklarla karşılaşsa da, hükümet ekonomiyi istikrara kavuşturmak ve yatırımları çekmek için çaba göstermektedir. Sanayi gücü, gelişmekte olan hizmet sektörü ve Avrupa ile Asya arasında stratejik coğrafi konumu birleşerek, burayı işletmeler ve yatırımcılar için heyecan verici bir fırsat haline getirmiştir.
Önümüzdeki birkaç yılda Türkiye, küresel sahnedeki parlayan yıldızlar arasındaki hak ettiği yerini tekrar alacaktır. Dinamik ve büyük potansiyele sahip bir ortam arayan yatırımcılar için sorulacak soru "Neden Türkiye?" değil, "Neden Türkiye olmasın ve neden şimdi olmasın?" olacaktır.
