
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önemli bir başarıya imza attı.
Trump'ın tehdit ettiği gibi ABD'nin Türk ekonomisini “yok etmeyeceği”ne bahis ederek, Erdoğan uzun süredir talep ettiği Suriye sınırı boyunca Türk kontrolünde bir tampon bölgesi kurulması için ABD ile bir anlaşma sağladı.
Geçen hafta, Türkiye ve ABD yetkilileri, Suriye'deki çatışmayı durdurmak amacıyla kuzey Suriye konusunda bir anlaşmaya varmak için oturdular.
Türkiye, kuzey Suriye'de bir ateşkes kabul etti ve Kürt güçlerine çekilmeleri için beş günlük bir süre vererek insani krizlerin önüne geçip bölgedeki barışa doğru adım atılmasını sağladı.
Anlaşma, Erdoğan'ın Ankara'da ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile görüşmesi sırasında yapıldı.
Yaklaşık 35 milyon Kürt, Türkiye, Irak, Suriye, İran ve Ermenistan'ı kapsayan dağlık bölgede yaşıyor. Kendi ülkeleri hiç olmadı.
Cumhurbaşkanı Beşar Esad ve ondan önceki babası Hafız döneminde Kürtlere Suriye'de temel insan hakları verilmedi.
2011'de Esad'a karşı başlayan ayaklanmada, ülkenin Kürt siyasi partileri taraf tutmadı. Hükümet güçleri Kürt bölgelerinden çekilip başka yerlerde savaşmaya odaklanınca, YPG olarak bilinen Kürt milis grupları kontrolü ele geçirdi.
2014'te IŞİD Kobaniye saldırdı; bu dünya genelinde kınandı ve ABD öncülüğündeki koalisyon hava saldırıları düzenleyip Kürtlerin hakim olduğu Suriye Demokratik Güçleri ile ortaklık kurdu.
Uzun süredir Türkiye, sınırları içindeki Kürdistan İşçi Partisi (PKK) unsurlarının gerçekleştirdiği Kürt terörizmiyle mücadele ediyor. Türk birlikleri PKK hedeflerine saldırdıkça, bu unsurlar Suriye'ye geçiyordu.
Bunun önüne geçmek için Türkiye, Suriye sınırı boyunca 480 km uzunluğunda ve 32 km genişliğinde bir tampon bölge kurulmasını uzun zamandır istiyordu; böylece YPG ve dolayısıyla PKK geri itilecekti.
Bu bölgede Türkiye, 3,6 milyon Suriyeli mültecinin 2 milyonunu yerleştirmeyi hedefliyor.
Bir saldırıdan kaçınmak isteyen ABD ve Türkiye, Ağustos ayında sınırın Suriye tarafında tampon bölge kurulması konusunda anlaştı. Bölgeyi ABD ve Türk askerleri devriye gezdi, YPG işbirliği yaptı, savaşçılarını ve silahlarını geri çekti.

Ancak iki hafta önce Erdoğan, Trump'a sınırötesi bir operasyonun yakın olduğunu, YPG'nin geri itmek için gerekli olduğunu söyledi. Trump, ABD askerlerinin operasyonun içinde olmayacağını belirtti.
Türk güçleri Suriye'ye ilerlerken ABD yetkilileri kuzey Suriye'den askerlerini çekeceklerini duyurdu. Trump, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) IŞİD'e karşı ABD askerleriyle birlikte savaşmış olması nedeniyle bir müttefikini terk etmekle eleştirildi.
Ancak Trump geçen hafta Kürtlerin “melek olmadığını” söyledi.
"Burası bizim sınırımız değil. Burada hayat kaybetmemeliyiz."
ABD yaptırımları, geçen yıl Türkiye'de tutuklanan ancak daha sonra serbest bırakılan Amerikalı rahip nedeniyle yürürlüğe girdi ve ekonomiyi ciddi şekilde etkiledi.
Pence, askeri operasyon sona erdiğinde ABD'nin Türkiye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldıracağını ve bu süreçte yeni yaptırım olmayacağını söyledi.
Ancak Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, operasyonun SDG ve YPG güçleri tampon bölgeden ayrıldıktan sonra durdurulacağını söyledi.
"Operasyonu durdurmuyor, askıya alıyoruz," dedi. "Operasyonu sadece [Kürt güçleri] tamamen bölgeden çekildikten sonra durduracağız."
ABD yaptırımları ve geçen yıl yaşanan kriz sonrası hâlâ etkilerini sürdüren Türkiye'nin para birimi, ABD askerlerinin kuzey Suriye'den çekilmesi ve Ankara'nın operasyon kararı sonrası yaklaşık dört ayın en düşük seviyesine geriledi.
Ancak bu durum muhtemelen geçici. Son aylarda lira istikrar kazandı ve enflasyon yavaşladı; bu da 766 milyar dolarlık, Orta Doğu'nun en büyük ekonomisi olan Türkiye'nin zorluklarının geride kaldığını gösteriyordu.
Güçlü ekonomi vaatleriyle birkaç kez seçilen Erdoğan, Suriye'deki uzatılmış bir kampanya ile zor durumlarda olduğunu biliyor. Uzun bir operasyon yüksek maliyetli olacak ve turizm gelirlerini etkileyecek, bu yüzden Erdoğan'ın çıkarına çatışmayı olabildiğince hızlı çözmek var.
Türkiye operasyonu kararlı şekilde çözebilirse, ekonomiyi sarsan yaptırımlar kaldırılacak, bu da yatırım ve ihracatta patlama sağlayarak devlet kasasını güçlendirecek.
Türkiye ayrıca ABD ile ilişkilerinde temkinli olmalı; Demokratlar ülkeye karşı daha fazla yaptırım uygulanması için baskı yapıyor.
Bölgesel belirsizliklere rağmen, Türkiye büyük bir politik ve stratejik güç olarak konumunu koruyor. Son on yılda küresel finansal kriz, Suriye savaşı ve 2016 darbe girişimi sonrası zorlukları aşan ekonomisi sağlam temeller üzerine kurulu.
Avrupa Birliği'nin aksine, yatırımcıların zorlandığı bir ortamda, Türkiye yabancı yatırımcılara gayrimenkulde istikrarlı, güvenilir bir yatırım seçeneği sunuyor. ABD ile ilişkileri çalkantılı olsa da Erdoğan, Trump ile olan ilişkilerinde Türkiye'nin stratejik konumu ve gücünün, sürekli kazandıran koz olduğunu gösterdi.